Gönül Adamıyım Derler
Gönül adamı derler kendilerine. Halbuki her gönül adamının ardında koca bi hikaye saklıdır da göstermezler. Ya kalbi kırılmıstır, kendini süslü püslü sözlere vermislerdir, ya da kalp kırmıslardır, pismanlardır ve yine süslü püslü sözler ardina gizlenirler. Dogustan gönül adamı olunmaz, orası bir gercek.
Ama kadın öyle degildir. Kadının hamurunda vardır yüregi ile hareket etmek. Yalnız kendi kırıldıkca daha farkli hallere bürünür bu harekat. Ama onlar bunu genelde inkar ederler ve ‘Benim duygularım yok.’ gibi sözler ederler. Kırılmıstır aslında, o yüzden böyle tepki verir. Ha bi de gururu vardır kadının. Has kadın budur. Gurursuz kadın hayatının yarısını onu sevmeyen birinin ardında gecirir. Entrikalara kurban gider. Kalbiyle bakar her seye ve beklenmedik bir zamanda cakılır yere. Yazık… der herkes ama el uzatan olmaz. Has kadın düstügü gibi kalkmasını bilir. Sınırlar koyar kendine..
Ya peki gönül adamları? Onlar duruma göre sınır cizerler. Isine göre, kimselere göre degisirler. Dengeyi saglamakta hic güclük cekmezler. Entresan varlıklardır bunlar. Cözülmesi zor aslında. Ben de cözmüs degilim aslında, ama tek bildigim: En gönül adamı benim diyen bile gönül adamı degildir. Gönlünüze hitap eden o adam degil, sadece kurdugu bir kac süslü püslü, nihayetinde güzel bir kac sözdür.
Esra Bekar
