Gönül Adamıyım Derler

Gönül adamı derler kendilerine. Halbuki her gönül adamının ardında koca bi hikaye saklıdır da göstermezler. Ya kalbi kırılmıstır, kendini süslü püslü sözlere vermislerdir, ya da kalp kırmıslardır, pismanlardır ve yine süslü püslü sözler ardina gizlenirler. Dogustan gönül adamı olunmaz, orası bir gercek.

Ama kadın öyle degildir. Kadının hamurunda vardır yüregi ile hareket etmek. Yalnız kendi kırıldıkca daha farkli hallere bürünür bu harekat. Ama onlar bunu genelde inkar ederler ve ‘Benim duygularım yok.’ gibi sözler ederler. Kırılmıstır aslında, o yüzden böyle tepki verir. Ha bi de gururu vardır kadının. Has kadın budur. Gurursuz kadın hayatının yarısını onu sevmeyen birinin ardında gecirir. Entrikalara kurban gider. Kalbiyle bakar her seye ve beklenmedik bir zamanda cakılır yere. Yazık… der herkes ama el uzatan olmaz. Has kadın düstügü gibi kalkmasını bilir. Sınırlar koyar kendine..

Ya peki gönül adamları? Onlar duruma göre sınır cizerler. Isine göre, kimselere göre degisirler. Dengeyi saglamakta hic güclük cekmezler. Entresan varlıklardır bunlar. Cözülmesi zor aslında. Ben de cözmüs degilim aslında, ama tek bildigim: En gönül adamı benim diyen bile gönül adamı degildir. Gönlünüze hitap eden o adam degil, sadece kurdugu bir kac süslü püslü, nihayetinde güzel bir kac sözdür.

Esra Bekar 

Sanki sana mecburum.

Salak, sanki sana mecburum. Gidersen git lan, arkasina bakan serefsiz olsun.
Gözünde büyüttügün kadar var oldugunu mu saniyorsun? Ya da sözlerde gururlandigin kadar?
Salaksin iste.
Halbuki yapman gereken sadece kendine güvenmekti. Sen o güveni baska tenlerde, baska bedenlerde baskalarinin adi altinda aradin. Gec farkettigin kendini. Sözlerindeki sihiri. Halbuki yapman gereken biraz bana güvenmekti. Gec anladin beni. Gec sevdin beni. Gec kaldin her sey icin.
Ben biliyorum. Sana mecburum saniyorsun. Ama inan ben bile, o cok sevdigim seni terkedebilirim. Ve ettim bile.
Aynalarda kendini arama. Cünkü aradigin sen, ben de kaldi. Cözmeye calisma kendini cünkü bir sen daha kalmadi.Sen benimle birlikte Sen olmustun.
‘Bu ne cok yalnizlik, dayanamiyorum.’ Dedigin an yaninda olacagimdan emin olabilirsin, ama biliyorum, bu hic bir zaman olmayacak.

Bil ki sen degismedikce bahar gelmeyecek ve bil ki sen SEN olmayi ögrenmedikce bir ben daha olmayacak.


[eB]

a’yi hayatta başarı olarak tanımlayalım. O zaman a=x+y+z. x çalışmaktır, y oyundur, z ise çeneyi tutmasını bilmektir.
Her zaman takdir ettiğim Albert Einstein demiş.
Nicht Sprüche sind es, woran es fehlt; die Bücher sind voll davon. Woran es fehlt, sind Menschen, die sie anwenden.
demiş Epiktet.
to be, or not to be, that is the question:-
whether ‘tis nobler in the mind, to suffer
the slings and arrows of outrageous fortune;
or to take arms against a sea of troubles,
and, by opposing, end them?-to die,-to sleep,-
no more;-and by a sleep, to say we end
the heart-ach, and the thousand natural shocks
that flesh is heir to,-‘tis a consummation
devoutly to be wish’d. to die;-to sleep;-
to sleep! perchance to dream;-ay, there’s the rub;
for in that sleep of death what dreams may come,
when we have shuffled of this mortal coil,
must give a pause: there’s the respect,
that makes calamity of so long life:
for who would bear the scorns and whips of time,
the opressor’s wrong, the proud man’s contumely,
the pangs of despis’d love, the law’s delay,
the insolonce of office, and the spurns
that patient merit of the unworthy takes,
when he himself might his quietus make
with a bare bodkin? who would fardels bear,
to grunt and sweat under a weary life;
but that the dread of something after death,-
the undiscover’d country, from whose bourn
no traveller returns,-puzzles the will;
and makes us rather bear those ills we have,
than fly to others that we know not of?
thus conscience does make cowards of us all;
and thus the native hue of resolution
is sicklied o’er with the pale cast of thought;
and enterprises of great pith and moment,
with this regard, their currents turn awry,
and lose the name of action.-soft you now!
the fair ophelia:-nymph, in thy orisons
be all my sins remember’d.
Shakespeare’s Hamlet
Olmak ya da olmamak.
Shakespeare’in bütün olayi özetledigi cümle.
Bilinç, hayatı değil, hayat bilinci belirler.
Marx demiş.
- Ah be Paris. Senin sokaklarin da yalnizlik kokuyor.

- Ah be Paris. Senin sokaklarin da yalnizlik kokuyor.

Played 13 times
[Flash 9 is required to listen to audio.]

Ata Demirer’in sesi çok güçlü. Şarkıya da çok yakışmış.

Kalabalık gecelerimizi özledim. Sen ben, ben sen.

Gece - Hasret

- Melekler Korusun da bir mektupta geçmişti. Kıskanmıştım.